Meaning of
"I"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
ı biçiminde göz aşısı
i budding
ı değeri
i value
ı kafalı motor
i head engine
ı kesitli çubuk
i bar
ı kesitli kiriş
i beam
I profil
I section made
I profili
I-beam
I profilli demir, I-kirişi
I-beam
ı raksak
divergent
ı raksama
divergence
ı raksama(k)
diverge
I Said Yes Evet dedim anlamında kullanılır
ı said yes
I understood and I will be carried out.
EYE EYE SIR
I will veya I shall.
i’ll
I. Dünya Savaşı
war to end all wars
I. dünya savaşı’nda kullanılan büyük bir alman güllesi
gi can
I. dünya savaşı’nda kullanılan büyük bir alman topçu mermisi
gi can
I. kalabalik, halk yigini, izdiham.
ruck
I., anat. gogus, toraks; zool. toraks. thoracic s. gouste olan, goguse ait.
thorax
I., f. usak, erkek oda hizmetcisi. valet de chambre Fr. erkek oda hizmetcisi
valet
I.S makinası (cam)
Individual section (IS) machine
ıbg
ibg
ıbm
ibm
ıbm kişisel bilgisayar
ibm personal computer
ıbm kişisel sistem
ibm personal system
ıc
ic
ICAO bölgesi
ICAO region
ICAO ülkeleri arasındaki ortak veri şebekesi
common ICAO data interchange network (CIDIN)
ICAO yer gösterge kodu
ICAO indication code
ICAO yol göstergeleri
location indicator
ICI süreci (Ti)
ICI process
ıcsı’nin
subpopulation
ıç kese; penıs
endophallus; copulatory organ
Iç masura yuvası (rulman)
Inner race
Içki şişelerinin başına geçirilen dökücüler
Pourer
ıdp
idp
ıeee
ieee
ıeeecs
ieeecs
ıezzet, tat, çeşni
Flavor
ıf. :prep.için olduğu gibi
as for
ıf. de doğrudan:prep.doğrudan
directly
ıf. de:prep.bir kez
once
ıf. de:prep.olarak
as
ıf. de:wh.ne zaman| :q.ne zaman
when
ıf. den hemen sonra:prep.hemen
immediately
ıf. zaman:prep.olduğu zaman
everytime
ıf.eğer:prep.ise
if
ıf.hangi:prep.hangisi olursa olsun
no matter which
ıf.her kim|ise:prep.her kim olursa olsun
no matter who
ıf.her ne şekilde|ise:prep.ne şekilde
no matter how
ıf.her ne zaman| de:prep.her ne zaman
anytime
ıf.her yerde:prep.her yer
everywhere
ıf.her| de:prep.her zaman
each time
ıf.her|yerde:prep.her nereye olursa olsun
no matter where
ıf.için:prep. den beri
since
ıf.iken:prep.sırasında
while
ıf.kadarıyla:prep.kadarıyla
to the extend
ıf.ne:prep.ne olduğu önemsiz
no matter what
ıf.sürece:prep.her zaman
all the time
ıf.tam| de:prep.gibi
just as
ıf.zaman:prep.her olduğunda
any time
IFR şartlar
IFR conditions
IFR uçak
IFR aircraft
IFR uçuş
IFR flight
ıh
ih
ıhlamur
tisane
Ihlamur
Dried linden flowers
IHLAMUR
LIME
IHLAMUR
LINDEN
ıhlamur
lime
ıhlamur ağacı
basswood
ıhlamur ağacı
lime tree
ıhlamur ağacı
linden
ıhlamur ağacı familyası
linden family
IHLAMUR AĞACI KABUĞU
BASS
ıhlamur çayı
linden tea
IHLAMUR İÇ KABUĞU
BAST
Ihrig süreci (silisyum kaplama)
Ihrig process
Ihrigleme; silisyum kaplama
Ihrigizing
III-Sınıf beşli denge
Class-III quinary equilibrium
III-Sınıf dörtlü denge
Class-III quaternary equilibrium
III-Sınıf üçlü denge
Class-III ternary equilibrium
II-Sınıf beşli denge
Class-II quinary equilibrium
II-Sınıf dörtlü denge
Class-II quaternary equilibrium
II-Sınıf üçlü denge
Class-II ternary equilibrium
I-kesitli kiriş, putrel
I-beam
ıkınma ekran
straining screen
Iki kat metal folyoyu bir arada haddeleme
Pack rolling
Ikincil
Secondary
Ikincil bobin (elekt)
Secondary coil
Ikincil çekme boşluğu;ikincil çekinti (katılaşma)
Secondary pipe
Ikincil elektronlar;İkincil eksicikler
Secondary electrons
Ikincil göze
Secondary cell
Ikincil işınım
Secondary radiation
Ikincil metal
Secondary metal
Ikincil metalbilim işlemleri (çelik)
Secondary metallurgical operations
Ikincil metalbilim uygulaması (çelik)
Secondary metallurgy application
Ikincil metalbilim(çelik)
Secondary metallurgy
Ikincil sertleşme sıcaklığı (çelik)
Secondary hardening temperature
Ileri (direk) ekstrüzyon
Forward extrusion
Ilga etmek, iptal etmek, kaldırmak
to abrogate
ılgım
mirage
ılgım
will-o-the-wisp
Ilgın
tamarisk
ılgın ağacı
tamarisk
ılıca
thermal
ILICA
SPA
Ilıcalar; Kaplıcalar
Thermae
Ilık
Warm
ILIK
WARMISH
ılık
lukewarm
ılık
temperate
ILIK
TEPID
ılık
tepid
ılık batı rüzgarı
zephyr
Ilık biçimleme
Warm forming
Ilık dövme
Warm forging
Ilık işleme, ılık çalışma, düşük sıcaklıkta işleme
Warm working
ILIK OLARAK
LUKEWARMLY
Ilık sıkılama
Warm compaction
ılıklaşmak
tepefy
ılıklaştır
make warm
ılıklık
warm
ılıklık
warmness
Ilıklık
Warmth
ılıklık
lukewarmness
ılıklık
tepidity
ılıklık
tepidness
IlıkTera-
Tepid
ILIM
MODERATION
ılım
equanimity
ılım vakar
equanimity
ILIMAN
MILD
ILIMAN
MODERATE
ILIMAN
SOFT
ILIMAN
CLEMENT
ILIMAN
TEMPERATE
ILIMAN
EQUABLE
ılıman bölge
temperate zone
ılıman iklim
temperate climate
ILIMANLIK
CLEMENCY
ılımlama
moderation
Ilımlama; yatıştırma
Moderating
Ilımlayıcı (atom); Nötronyavaşlatıcı; moderatör
Moderator
ılımlı
steady
ILIMLI
MIDDLE-OF-THE-ROAD
ILIMLI
MILD
ılımlı
middleoftheroad
ılımlı
mild
ILIMLI
GENIAL