Meaning of
"em"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
EMİR SUBAYI
AID-DE-CAMP
EMİR SUBAYI
AIDE-DE-CAMP
emel
aim
emmeli vantilatör
air suction ventilator
emniyet gerilmesi
allowable stress
Emrinize amadeyim
am at your
EMİR
AMEER
EMİR
AMIR
emniyet
anchorage
emir
appointment
emin misin?
are you positive?
Emin misin
Are you sure
emin misiniz?
are you sure?
EMME
ASPIRATION
emmek, içine çekmek
aspirate
emme
aspiration
Emeç
Aspirator
emmeç
aspirator
Emanetteki kıymetler
Assets under custody
emme
assimilate
emin olmak
assure
emin olmak
assure oneself
EMİN
ASSURED
emniyet veren
assuring
Emniyette
At bay
Emre amade
At command
Emre hazır
At one’s order
Emrinde
At the disposal
Emrinize amade
At your service
emrinize amade, emrinizde
at your service
Emre amadelik
Availability
emin bir şekilde ileri sürmek
aver
Emekleme dizliği, emekleme tozluğu
Baby leg warmers
EMRETMEK
BADE
EMANET ETMEK
BAIL
EMANETÇİ
BAILEE
EMİN
BAILEE
emanetçi
bailee
Emisyon bankası
Bank of issue
emisyon
banknotes issued
emekli keseneğine esas aylık
basis of retirement deduction
EMİR ERİ
BATMAN
emireri
batman
emin ol
be advised
emin olmak
be advised
emin olmak
be certain
emin ellerde olmak
be in safe hands
EMEKLİ OLMAK
BE OUT AT GRASS
emin olmak
be positive about
emin olmak
be positive of
EMEKLİ OLMAK
BE RETIRED
emekli olmak
be retired
emeklerinin karşılığını almak
be rewarded for one’s efforts
emin ol
be sure
emin olmak
be sure
emin olmak
be sure of
emin olun ki
be sure that
emin olmamak
be unsure
EMNİYETLİ YER
BEACHHEAD
emir
behest
emir, buyruk
behest
Emniyet aletleri (tırmanma ekipmanı)
Belay devices (climbing equipment)
emin olmak
bet one’s boots on
EMRETMEK
BID
EMİR
BIDDING
Emre konişmento.Ciro edilmezse yükü yalnız yükleyiciler alır.
BILL OF LADING,ORDER
emici
bibulous
emir teklif
bid
emretmek
bid
Emaye lekesi
Blemish
emretmeyi seven, buyurgan
bossy
emzik
bottle
emniyeti kötüye kullanma
breach of trust
EMZİRME
BREAST FEEDING
Emziren anneler için göğüs pompaları
Breast pumps for nursing mothers
EMZİRMEK
BREASTFEED
EMZİRMEK
BREAST-FEED
EMZİRME
BREAST-FEEDING
Emniyet diyaframı, emniyet membranı
Bursting diaphragm
Emniyet kemeri sesli ikaz
Buzzer for beet warning
emriyle
By command of
Emriyle
By desire of
emir gereğince
By order
Emre göre
By order
emrine göre
by order of
emperyalizm
caesarism
Emiş tarafı
Camber face
Emrin uygulanması
Carrying out the order
Emprime cam, renkli dökme cam
Cathedral glass
EMİN
CERTAIN
emin
certain
Emtia senedi
Certificate of title of goods, commodity bill
emanet
charge
EMİR
CHARGE
emretmek
charge
EMANETE BIRAKMAK
CHECK
emanete vermek (bavulu)
check
emin olmak
check on
emniyet rayı
check rail
EMANET BÜROSU
CHECKROOM
Emme ile açılan,ağırlık ile kapanan kapaklı valf.
CLACK VALVE
EMİN
CLEAR
EMAYE İŞİ
CLOISONNE
Empeniye veya kaplanmış kumaşlardan mamul giyecekler
Clothing made of coated or impregnated textile fabrics
Emdirmeli örtme; Emdirmeli kaplama
Coating by impregnation
EMİN
COCKSURE
emekli olduktan sonra yeniden çalışma hayatına dönmek
come out of retirement
EMZİK
COMFORTER
Emzikler
Comforters
emir
command
EMİR VERMEK
COMMAND
EMRETMEK
COMMAND
EMREDEN
COMMANDING
emreden, nüfuzlu, hâkim olan, yetkili
commanding
emir
commandment
emanet et
commend
EMANET ETMEK
COMMEND
EMANET ETMEK
COMMIT
emirname
commission
EMTİA
COMMODITY
Emptia, mal, eşya
Commodity
emtia
commodity
EMANET ETMEK
CONFIDE
EMİN
CONFIDENT
EMİN
CONFIDENTIAL
EMİN OLARAK
CONFIDENTLY
emanet etmek güvenmek
confide
emniyet
confidence
emin
confident
emin güvenli
confident
emin adım
confident step
emin adımlar
confident steps
emin olarak
confidently
EMANET ETMEK
CONSIGN
EMANETÇİ
CONSIGNEE
emanet, depozito
consignation
EMSÂL
COUNTERPART
EMEKLEMEK
CRAWL
EMEKLEMEK
CRAWL ON ALL FOURS
EMEKLEME
CRAWLING
EMNİYET
CREDIT
emniyet
credit
EMEKLEME
CREEP
emeklemek
creep
Emtia kredisi
Credit on commodity
EMEKLEYEN
CREEPING
EMEKLEYEN
CREEPY
emin olarak
crousely
emisyon hacmi
currency issued
emanet
custodial