Meaning of
"var ol"
in english language
Turkish to English
English to Turkish
Turkish
English
var ol
may you live long!
var ol
exist
var ol
hail
var olan
existential
var olan
existing
var olan
actual
var olan
one
var olan
substantial
var olan bir borcu ödemek için yapılan borçlanma
refinancing
var olan bir kayda sonradan ses eklemek
dub something in
var olan bir kaydın üzerine yeni bir kayıt eklemek/ekleme yapmak
dub in
var olan bir kaydın üzerine yeni bir kayıt eklemek/ekleme yapmak
dub over
var olan görüntü
existing image
var olan her şeyin düşünceye bağlandığı sanat akımı
idealism
var olan ikincil veriler derlenerek gerçekleştirilen araştırma
desk research
Var olan servislerin kapasitesini arttırma
increase capacity of existing facilities
var olan veri
existing data
var olan video
existing video
var olan yetkiyi geri almak
deauthorise
var olan yetkiyi geri almak
deauthorize
var olan, mevcut
existing
var olanla idare etmek
make do
var olanla idare etmek
make shift
var olanla yetinmek
make do
var olarak
existing
var olduğu bilinmeyen
unsuspected
var olduğunu farzetme
presupposition
var olduğunu farzetmek
presuppose
var olma
existing
var olma
inhesion
var olma
corporeity
var olma
availability
var olma
ens
var olma durumu
mode
var olma durumu
modification
var olma hakkı
right to exist
var olma hali
modification
var olma koşulu
mode
var olma koşulu
modification
var olma mücadelesi
struggle for existence
var olma mücadelesi vermek
strive to survive
var olma mücadelesi vermek
struggle to survive
var olma mücadelesi vermek
fight for survival
var olma nedeni
raison d’etre
var olma nedeni
raison dĕtre
var olma savaşı
battle for existence
var olma savaşı
struggle for existence
var olmak
be
VAR OLMAK
COME INTO BEING
var olmak
come into being
var olmak
come into existence
var olmak
come to being
var olmak
be in existence
var olmak
be there
VAR OLMAK
EXIST
var olmak
exist
var olmak
obtain
var olmak
occur
var olmak
appear
VAR OLMAK
SUBSIST
var olmak
subsist
var olmak
dwell
var olmak
germinate
VAR OLMAK
CONSIST
var olmak
consist
var olmak
live
var olmak
move
var olmak
endure
var olmak, mevcut olmak
Exist
var olmama
nonbeing
var olmama
non-being
var olmama
unessence
VAR OLMAMA
NONENTITY
var olmama
nonentity
VAR OLMAMA
NONEXISTENCE
VAR OLMAMA
NON-EXISTENCE
var olmama
nonexistence
var olmama
non-existence
var olmama
unbeing
var olmaya başlama
incipiency
var olmaya başlamak
come into being
var olmaya başlamak
come into existence
var olmaya başlamak
come to life
var olmaya devam etmek
hold over
var olmayan
nil
var olmayan
nonexistent
var olmayan
nowhere
var olmayan
null
var olmayan
inexistant (obsolete)
var olmayan
inexistent
var olmayan
unavailable
var olmayan
unbeing
Var olmayan kişi
Fictitious person
var olmayan yer
nowhere
var olmayış
inexistence
var olmuş
existed
var olsun
jai
var olunan alan
compass
var oluş
thing
var oluş
existence
VAR OLUŞ
SUBSISTENCE
var oluş
subsistence
var oluşuna dayanmak
presuppose